Birden çok mirasçı varsa mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir miras ortaklığı oluşur ve mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur; bu nedenle bir mirasçı tek başına tereke malına tasarruf edemez (TMK m. 640). Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m. 642).
Bu yazı miras ortaklığının nasıl işlediğini, mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğunu, kardeşler anlaşamazsa paylaşmanın nasıl yapılacağını, paylaşma sözleşmesinin şeklini, miras kalan evi kullanan kardeşten bedel istenip istenemeyeceğini ve tarım arazisi gibi bölünemeyen mallarda neler yapılacağını anlatır.
Bu yazıda
- Miras ortaklığı ve elbirliği mülkiyeti
- Temsilci atanması ve ortaklığın yönetimi
- Tereke borçları: müteselsil sorumluluk ve rücu
- Paylaşma: istem, biçim ve eşitlik ilkesi
- Paylaşma sözleşmesi sözlü yapılabilir mi?
- Miras kalan evde oturan kardeşten bedel istenebilir mi?
- Tarla ve tarım arazisi paylaşımı
- Dava yeri, temsil ve mirasçının alacaklıları
Miras ortaklığı nedir?
Mirasçıların paylaşmaya kadar terekeyi birlikte taşıdığı elbirliği mülkiyetidir. Birden çok mirasçı varsa mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık oluşur. Elbirliği mülkiyetinde mirasçılar, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf eder (TMK m. 640). Bu ortaklık, belirli bir taşınmazın belirli bir odasının veya bölümünün belirli bir mirasçıya ait olduğu anlamına gelmez; kullanım anlaşması ayrıca değerlendirilir. Bir mirasçı kendi miras payı üzerinde işlem yapabilir, ancak miras taşınmazının tamamını tek başına satamaz; kendi miras payı işlemi ile taşınmazın tamamının satışı farklıdır (TMK m. 640 ve 677). Ayrıntılı bir bakış için ortaklığın giderilmesi davası yazısına bakabilirsiniz.
Temsilci atanması ve ortaklığın yönetimi
- Temsilci: Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Her mirasçı terekedeki hakların korunmasını isteyebilir; sağlanan korumadan hepsi yararlanır (TMK m. 640).
- Mirasçı ödemeden acizse: Bir mirasçı ödemeden aciz hâlindeyse mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilir.
- Resmen yönetim varsa: Terekeyi resmen yöneten kişi görevine giren hususlarda miras ortaklığının temsilcisidir; ortaklık aleyhine açılan davalarda ve icra takiplerinde ortaklığı temsil eder ve davaları mirasçılara ihbar eder. Resmen yönetim yoksa mirasçılar birlikte hareket eder (TMK m. 593 ve 640).
- Bulunamayan mirasçı: Temsil ve koruma önlemleri gündeme gelebilir; kişinin yokluğu, gaiplik ve adres bilinmemesi aynı durum değildir. Bkz. terekenin korunması ve gaiplik.
Tereke borçlarından sorumluluk
- Müteselsil sorumluluk: Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur; alacaklı borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilir. Ödeyen mirasçı kendi payından fazlası için diğer mirasçılara başvurabilir (TMK m. 641 ve 682). İç paylaşım ile alacaklıya karşı sorumluluk aynı değildir.
- Paylaşmadan sonra: Mirasçılar, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından açık veya örtülü rıza gösterilmemiş tereke borçlarından paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludur; paylaşma veya borcun muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçince teselsül sona erer (TMK m. 681).
- Rücu: Paylaşma sözleşmesinde ödenmesi kendisine yükletilmemiş bir tereke borcunu veya üstlendiğinden fazlasını ödeyen mirasçı diğer mirasçılara rücu edebilir; aksi kararlaştırılmamışsa mirasçılar borçları miras payı oranında öder (TMK m. 682).
- Rehinli mal: Paylaşmada kendisine mirasbırakanın borçları için rehnedilmiş bir tereke malı düşen mirasçı, o malın güvence altına aldığı borcu üstlenmiş olur (TMK m. 655).
- Mirasbırakanın mirasçıdaki alacağı: Mirasbırakanın bir mirasçıdaki alacağı paylaşma sırasında o mirasçının payına mahsup edilir (TMK m. 654). Paylaşma hesabında bu alacağı ayrı satır olarak göstermek karışıklığı önler.
- Emek veren çocuk: Ana ve baba veya büyük ana ve büyük baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini veya gelirlerini aileye özgüleyen ergin çocuklar ile torunlara verilecek uygun miktardaki tazminat, terekenin borç ödemeden acze düşmemesi kaydıyla tereke borcu sayılır (TMK m. 641).
- Bakılan kişi: Mirasbırakanın ölümünde onunla birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimseler, ölüm tarihinden başlayarak üç aylık bakım ve geçim giderlerinin terekeden sağlanmasını isteyebilir (TMK m. 645).
Borca batık miras ve ret konusunda borca batık miras yazımıza bakın.
Kardeşler anlaşamazsa paylaşma
Mirasçıların anlaşamaması ortaklığın sonsuza kadar sürmesi gerektiği anlamına gelmez. Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar; verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır (TMK m. 642). Paylaşmanın derhâl yapılması paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa sulh hâkimi paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir.
- Eşitlik ve bilgi verme: Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça mirasçılar paylaşmada terekenin bütün malları üzerinde eşit hakka sahiptir. Mirasçılar, mirasbırakan ile aralarındaki ilişkiler hakkında paylaşmanın eşitliğe ve adalete uygun olması için göz önüne alınması gereken bütün bilgileri birbirlerine vermekle yükümlüdür (TMK m. 649).
- Payların oluşturulması: Mirasçılar tereke mallarından mirasçı veya ortak kök sayısınca pay oluşturur; anlaşma olmazsa her biri payların oluşturulmasını sulh mahkemesinden isteyebilir (TMK m. 650).
- Denkleştirme: Mirasbırakandan alınan önceki para veya mal paylaşımda hesaba katılabilir; her aile içi ödeme otomatik denkleştirme değildir, kazandırmanın türü ve irade önemlidir (TMK m. 669-675).
- Vasiyetname varsa: Hangi malın kime bırakılacağı, aynen paylaşma olanağı ve varsa vasiyetname önemlidir.
- Sağ kalan eşin özel talebi: Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir; haklı sebeplerin varlığı hâlinde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir. Bu talep miras payından ayrı değerlendirilir (TMK m. 652).
- Mirasçının alacaklıları: Açılmış mirasta bir mirasçının payını devralmış veya haczettirmiş olan ya da elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı, sulh hâkiminden bu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere bir kayyım atanmasını isteyebilir (TMK m. 648). Miras borcuyla kişisel borcu ayırın.
Paylaşma sözleşmesi sözlü yapılabilir mi?
Hayır; paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler (TMK m. 676). Aile içindeki sözlü dağılım tapu veya banka işlemlerinin tamamlandığını göstermez. Paylaşma anlaşmasında yalnızca taşınmaz adlarını yazmak yeterli değildir: paylar, borçlar, denkleştirme ödemeleri ve teslim koşulları açık olmalı, yazılı şekil ve tescil işlemleri birbirinden ayrılmalıdır. Malları, borçları ve kimin ne alacağını açıkça yazılılaştırmadan devir yapmayın. Ayrıca mirasçılardan biri paylaşmayı sürekli engelliyorsa, her mirasçının kural olarak paylaşma isteme hakkı olduğunu ve kanuni ya da sözleşmesel istisnalar bulunduğunu unutmayın.
Miras kalan evde bir kardeş oturuyorsa kira istenebilir mi?
Kullanım karşılığı talebi, mirasçılar arasındaki anlaşmaya, yararlanma biçimine ve bildirim koşullarına bağlı olabilir. Kimin ne zamandan beri kullandığını ve diğerlerinin taleplerini belgeleyin; paylaşma talebiyle kullanım bedeli ayrı ayrı incelenmelidir. Mülkiyet hakkı malikin o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisini verir (TMK m. 683). Taşınmaz paylı mülkiyete çevrilmişse paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir; uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirler (TMK m. 693). Bir şeyin maliki onun ürünlerinin de maliki olur (m. 685); miras taşınmazının kira gelirini bir kişi topluyorsa kira sözleşmelerini, tahsilatları ve ortak giderleri dönemlere ayırın, gelir hesabı ile taşınmaz paylaşımını karıştırmayın. Kullanım bedeli konusunda ecrimisil davası yazısına da bakabilirsiniz.
Miras kalan tarla kardeşler arasında bölünebilir mi?
Tarım arazilerinde paylaşım, genel miras kurallarının yanında araziyi koruyan özel düzenlemelere tabidir; her parsele mirasçı sayısı kadar bölünme uygulanamaz. 5403 sayılı Kanuna göre tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez; belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler bölünemez eşya niteliği kazanır (5403 m. 8). Tapu, arazi niteliği ve ölüm tarihine göre özel hükümleri inceletin; yüzölçümü ve arazi niteliğini ayrıca araştırın, çünkü tarımsal arazilerin devri ve bölünmesinde özel hükümler vardır.
Paylı mülkiyette ise hukuki işlem veya sürekli bir amaca özgüleme sebebiyle devam yükümlülüğü yoksa her paydaş malın paylaşılmasını isteyebilir. Paylaşma aynen bölüşme veya satış yoluyla olur; anlaşılmazsa hâkim, mümkünse aynen bölünmesine, değer kaybı olacaksa açık artırmayla satışa karar verir (TMK m. 698 ve 699). Önalım hakkı ve pay devri için miras payı devri ve önalım yazımıza bakın.
Dava yeri
Terekenin paylaşılmasına, paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalarda ve terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 11). Bu nedenle kardeşinizin terekeyi kötü yönetmesi gibi bir durumda dilekçeyi başka bir yerde değil, ölenin son yerleşim yeri mahkemesinde açın.
Sık yapılan hatalar
- Paylaşılmamış miras taşınmazında belirli bir bölümün kendisine ait olduğunu düşünmek.
- Bir mirasçının miras taşınmazının tamamını tek başına satabileceğini varsaymak.
- Paylaşma anlaşmasını sözlü yapmak veya tapu ve banka işlemlerini yazılı olmadan tamamlanmış saymak.
- Tereke borçlarında müteselsil sorumluluğu iç paylaşım oranıyla karıştırmak.
- Tarım arazisini, asgari büyüklüğe bakmadan mirasçı sayısı kadar bölmeyi planlamak.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 593, 640-657, 676-699
- 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, m. 8
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 11
