Nitelikli dolandırıcılıktan hapis cezası alan kişi, kural olarak cezasının yarısını infaz kurumunda iyi hâlle geçirince koşullu salıverilir; açık ceza infaz kurumundaysa bu tarihe bir yıl kala kalan kısmı denetimli serbestlikte geçirebilir (5275 sayılı Kanun m. 107/2, 105/A). Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme ancak sonuç ceza iki yıl veya daha az olursa mümkündür (CMK m. 231/5, TCK m. 51). Dolandırıcılıktan mahkûmiyet, cezanın süresine bakılmaksızın memur olmaya engeldir (657 sayılı Kanun m. 48/A-5).
Bu yazı nitelikli dolandırıcılıkta cezaevinde ne kadar kalınacağını, suç tarihinin infaz hesabını nasıl değiştirdiğini, tutukluluğun ve mahsubun etkisini, HAGB'nin 31/7/2026'dan beri uygulanan şartlarını, erteleme ve paraya çevirme ihtimalini, adli para cezasının ödenmemesinin sonucunu, memuriyete ve sicile etkisini, istinaf ve temyiz yolunu anlatır. Suçun cezası, şikâyet ve uzlaşma için dolandırıcılık cezası ne kadar yazısına bakın.
Bu yazıda
- Nitelikli dolandırıcılık ne kadar yatar?
- Suç tarihine göre farklı kurallar
- Tutukluluk, mahsup ve tutukluluk süreleri
- Ceza iki yılın altına hangi indirimlerle iner?
- HAGB: 2026 düzenlemesi
- Erteleme ve paraya çevirme
- Adli para cezası ödenmezse
- Memuriyete ve mesleğe etkisi
- Adli sicil ve arşiv kaydı
- İstinaf, temyiz ve kesinleşme
- Sık yapılan hatalar
- Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
Nitelikli dolandırıcılık ne kadar yatar?
Süreli hapis cezasında koşullu salıverilme için cezanın yarısının infaz kurumunda iyi hâlle çekilmesi gerekir (5275 sayılı Kanun m. 107/2). Nitelikli dolandırıcılık, oranı üçte ikiye çıkarılan suçlar arasında sayılmaz; bu yüzden genel kural olan yarı oranı uygulanır.
- Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen dolandırıcılık: Cezanın üçte ikisi kurumda çekilir (m. 107/4).
- Tekerrür: Tekerrür hâlinde işlenen suçta süreli hapis cezasının üçte ikisi kurumda çekilir; ikinci defa tekerrürde 7550 sayılı Kanunla 4/6/2025'ten beri oran dörtte üçtür (m. 108/1, 108/3).
- Denetimli serbestlik: Açık ceza infaz kurumunda bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlü, talep ederse kalan kısmı denetimli serbestlikte geçirebilir; karar infaz hâkiminindir (m. 105/A-1). Açık kuruma ayrılma şartları oluştuğu hâlde iradesi dışında ayrılamayan hükümlü de yararlanabilir (m. 105/A-2). Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu olan kadın hükümlülerde bu süre iki yıl, ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız sürdüremeyenlerde üç yıldır (m. 105/A-3).
Örnek: Nitelikli dolandırıcılıktan dört yıl hapis cezası alan, tekerrürü olmayan ve iyi hâlli bir hükümlü cezanın yarısında, yani iki yıl sonunda koşullu salıverilir. Açık kuruma ayrılma şartlarını taşıyorsa bu iki yılın son bir yılını denetimli serbestlikte geçirebilir; tutuklulukta geçen süre de bu hesaptan düşülür. Kesin tarihleri savcılığın düzenlediği müddetname gösterir; müddetnameye itiraz infaz hâkimliğine yapılır.
Suç tarihine göre farklı kurallar
İnfaz rejimine ilişkin kurallar derhâl uygulanır; ancak koşullu salıverilme, hapis cezasının ertelenmesi ve tekerrürle ilgili kurallar bu istisnanın dışındadır ve bunlarda failin lehine olan hüküm esas alınır (TCK m. 7/2, 7/3). Bu yüzden aynı cezayı alan iki kişinin cezaevinde kalacağı süre, suçu işledikleri tarihe göre farklı olabilir:
- 30/3/2020'ye kadar işlenen suçlar: İnfaz Kanununun geçici 6. maddesi, sayılan istisnalar dışındaki suçlarda denetimli serbestlik için öngörülen bir yıllık süreyi üç yıl olarak uygular. Dolandırıcılık bu istisnalar arasında değildir.
- 31/7/2023 ve öncesinde işlenen suçlar: Geçici 10. madde, örgüt faaliyeti kapsamında işlenenler ve sayılan diğer istisnalar dışında, açık kuruma ayrılma ve denetimli serbestlikten daha erken yararlanma imkânı tanır; maddenin bu fıkrası 7571 sayılı Kanunla 25/12/2025'te değiştirildi.
- 4/6/2025'ten sonra işlenen suçlar: Denetimli serbestlikten yararlanmak için, beş günden az olmamak üzere, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin kurumda geçirilmiş olması gerekir (m. 105/A-1, geçici m. 11).
Ayrıntılı oranlar ve örnek hesaplar için infaz hesaplama, denetimli serbestliğin işleyişi için denetimli serbestlik ne kadar yazılarına bakabilirsiniz.
Tutukluluk, mahsup ve tutukluluk süreleri
Hüküm kesinleşmeden önce gözaltında, tutuklulukta veya kişi özgürlüğünü kısıtlayan başka bir tedbirde geçen süre hapis cezasından düşülür (TCK m. 63). Tutuklu yargılanan bir sanığın cezaevinde geçireceği kalan süre bu nedenle kısalır.
- Dolandırıcılık, tutuklama nedeninin var sayılabileceği katalog suçlar arasında değildir; tutuklama için kaçma veya delil karartma şüphesini gösteren somut olgular aranır ve tutuklama beklenen cezayla ölçülü olmalıdır (CMK m. 100).
- Nitelikli dolandırıcılık 25/12/2025'ten beri asliye ceza mahkemesinin görevinde olduğundan kovuşturmada tutukluluk en çok bir yıldır ve zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir (CMK m. 102/1). Soruşturma evresinde tutukluluk ağır ceza görevine girmeyen işlerde altı ayı geçemez; üç veya daha fazla kişiyle işlenen toplu suçlarda bu evrede daha uzun bir üst sınır uygulanır (CMK m. 102/4).
Ceza iki yılın altına hangi indirimlerle iner?
Nitelikli dolandırıcılığın alt sınırı üç veya dört yıl olduğundan HAGB ve erteleme ancak indirimlerle sonuç ceza iki yıla veya altına inerse gündeme gelir. Başlıca indirimler şunlardır:
- Hesap vermekle sınırlı katkı: Ceza yarı oranında indirilir (TCK m. 158/4; 31/7/2026'dan beri).
- Etkin pişmanlık: Zarar kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilirse ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden giderilirse yarısına kadar indirilir (TCK m. 168).
- Takdiri indirim: Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, pişmanlığını gösteren davranışları ve cezanın geleceğine etkisi göz önünde tutularak ceza altıda birine kadar indirilebilir (TCK m. 62).
Örnekle: Alt sınırdan dört yıl ceza belirlenen bir sanık zararı kovuşturma sırasında tamamen öderse mahkeme cezayı yarısına kadar, yani iki yıla kadar indirebilir; takdiri indirimle sonuç ceza iki yılın altına iner ve HAGB veya erteleme tartışılabilir hâle gelir. Katkısı yalnız hesap vermek olan ve zararı kovuşturmadan önce ödeyen bir sanıkta ise 158/4 ve etkin pişmanlık birlikte uygulanırsa sonuç ceza bir yılın da altına inebilir. İndirimlerin oranı hâkimin takdirindedir; "kadar" ifadesi azami sınırı gösterir.
HAGB: 2026 düzenlemesi
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), 7589 sayılı Kanunla yeniden yazılan ve 31/7/2026'da yürürlüğe giren CMK 231. maddesinin beşinci ila on dördüncü fıkralarına göre uygulanır. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasıysa mahkeme HAGB kararı verebilir (CMK m. 231/5).
- Şartlar: Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve suçtan doğan zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazminle tamamen giderilmesi gerekir (m. 231/6). Zarar derhâl ödenemiyorsa denetim süresi boyunca aylık taksitlerle ödenmesi şartıyla da HAGB verilebilir (m. 231/9). Dolandırıcılık dosyalarında bu şart çoğu zaman belirleyicidir.
- Denetim: Sanık beş yıl süreyle denetime tabi tutulur; bu sürede kasıtlı bir suçtan bir daha HAGB verilemez ve dava zamanaşımı durur (m. 231/8).
- Sonuç: Denetim süresi kasten yeni suç işlenmeden ve yükümlülüklere uyularak geçerse hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer (m. 231/10). Kasten yeni suç işlenir veya yükümlülüklere aykırı davranılırsa mahkeme hükmü açıklar; yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek yeni bir hüküm de kurabilir (m. 231/11).
- Kanun yolu ve kayıt: HAGB kararına karşı istinaf yoluna gidilebilir (m. 231/12). Karar adli sicile değil, yalnız soruşturma veya kovuşturma bağlantısıyla savcı, hâkim veya mahkemenin görebildiği özel bir sisteme kaydedilir (m. 231/13).
- Erteleme ile birlikte olmaz: Açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez ve seçenek yaptırıma çevrilemez (m. 231/7).
HAGB'nin genel kuralları için HAGB kalktı mı, kurumun geçmişi için HAGB iptal edildi mi yazılarına bakabilirsiniz.
Erteleme ve paraya çevirme
İki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir; fiili işlediğinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde bu sınır üç yıldır (TCK m. 51/1). Erteleme için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir.
- Zarar şartı: Erteleme, mağdurun zararının tamamen giderilmesi koşuluna bağlanabilir; bu durumda koşul gerçekleşinceye kadar ceza infaz kurumunda çektirilir (TCK m. 51/2).
- Denetim süresi: Bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere belirlenir ve mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz (TCK m. 51/3). Denetim süresi iyi hâlle geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır; ancak hüküm bir mahkûmiyet olarak kalır.
- Paraya çevirme: Bir yıl veya daha az süreli hapis kısa süreli hapistir ve adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m. 49/2, 50/1). Nitelikli dolandırıcılıkta sonuç ceza ancak birkaç indirimin birlikte uygulandığı dosyalarda bu sınıra iner. Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla otuz gün ve daha az süreli hapis ile on sekiz yaşından küçük veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin bir yıl veya daha az süreli hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilmek zorundadır (TCK m. 50/3).
Adli para cezası ödenmezse
Nitelikli dolandırıcılıkta hapisle birlikte verilen adli para cezası bilişim, banka ve kamu görevlisi sıfatı hâllerinde suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz (TCK m. 158/1). Ödeme emrine rağmen ödenmeyen adli para cezası, savcının kararıyla gün karşılığı hapse çevrilir ve hükümlü iki saat çalışması bir gün sayılarak kamuya yararlı bir işte çalıştırılır; programa uymazsa kalan kısım açık ceza infaz kurumunda çektirilir (5275 sayılı Kanun m. 106/3). Hükümde taksit yoksa, bir ay içinde üçte birini ödeyen hükümlüye kalan kısmı iki eşit taksitte ödeme izni verilir (m. 106/6). Adli para cezası yerine çektirilen hapis üç yılı geçemez (m. 106/7).
Memuriyete ve mesleğe etkisi
Dolandırıcılıktan mahkûm olan kişi devlet memuru olamaz; bu engel cezanın süresine bakılmaksızın ve suç affa uğramış olsa bile uygulanır (657 sayılı Kanun m. 48/A-5). Memurken bu engel ortaya çıkarsa memurluk sona erer (m. 98/b).
- HAGB: HAGB, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder (CMK m. 231/5). Bu nedenle kanun mahkûmiyet aradığında HAGB kararı mahkûmiyet gibi değerlendirilemez; güvenlik soruşturması yapılan kadrolar için ayrıca ilgili mevzuata bakılmalıdır.
- Erteleme: Ertelenen ceza da bir mahkûmiyettir; 657 sayılı Kanundaki engel bakımından ertelenmiş mahkûmiyet de dikkate alınır.
- Kamu hakları: Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak kişi, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar kamu görevi üstlenmek gibi bazı haklardan yoksun bırakılır (TCK m. 53).
- Yasaklanmış hakların geri verilmesi: Ceza kanunu dışındaki kanunların dolandırıcılık mahkûmiyetine bağladığı yasaklar için, infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre geçmiş ve kişi bu sürede yeni suç işlemeden iyi hâlle yaşamışsa mahkemeden yasaklanmış hakların geri verilmesi istenebilir (5352 sayılı Kanun m. 13/A).
Avukatlık gibi meslekler için de dolandırıcılık mahkûmiyeti kendi kanunlarında engel olarak sayılır. Benzer konuların IBAN dosyalarındaki görünümü için IBAN kiralama davası ve memuriyet yazısına bakabilirsiniz.
Adli sicil ve arşiv kaydı
Mahkûmiyet, cezanın infazı tamamlanınca adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınır; mahkûmiyeti bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran etkin pişmanlık, ceza zamanaşımı ve genel af da bu sonucu doğurur (5352 sayılı Kanun m. 9).
- Arşivden tamamen silinme: Ceza kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerde, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmışsa on beş yıl, bu karar aranmaksızın otuz yıl geçince kayıt silinir; diğer mahkûmiyetlerde süre beş yıldır (m. 12). Dolandırıcılık mahkûmiyeti memuriyet engeli doğurduğu için birinci gruba girer.
- Arşivi kimler görür? Kişinin kendisi, soruşturma veya kovuşturma kapsamında savcılık ve mahkemeler, seçim kurulları ve özel kanunlarda gösterilen hâllerde kamu kurumları (m. 10).
Genel kurallar için adli sicil kaydı yazısına bakın.
İstinaf, temyiz ve kesinleşme
Asliye ceza mahkemesinin hükmüne karşı istinaf süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 273/1). Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi de iki haftadır (CMK m. 291/1).
- İlk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları ile bu cezaları artırmayan kararlar temyiz edilemez (CMK m. 286/2-a, b). Beş yıl veya daha az ceza verilen dosyalarda istinaf başvurusunun esastan reddiyle karar kesinleşir.
- Hüküm kesinleşmeden infaz başlamaz; tutuklu değilseniz kesinleşmeden sonra savcılık çağrı kâğıdı veya yakalama yoluyla infazı başlatır.
Sık yapılan hatalar
- "Dört yıl ceza aldım, dört yıl yatacağım" sanmak; koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik kuralları sonucu büyük ölçüde değiştirir.
- Zararı hüküm verildikten sonra ödemeye çalışmak; etkin pişmanlık ve HAGB şartı hükümden önce önem taşır.
- HAGB ile ertelemeyi aynı şey sanmak; erteleme mahkûmiyettir ve memuriyete engel olur.
- Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf süresini kaçırmak.
- Adli para cezasının ödeme emrini önemsememek; ödenmeyen kısım hapse çevrilir.
- Müddetnameyi kontrol etmemek; suç tarihi, tekerrür ve mahsup hataları sık görülür.
Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
İndirimlerin hangi sırayla ve hangi zamanda uygulanacağı, zararın ne zaman ödeneceği ve HAGB ile ertelemeden hangisinin sizin için uygun olduğu dosyanın kesinleşmesinden önce karar verilmesi gereken konulardır. Memuriyet, askerlik veya meslek ruhsatı gibi bir hakkınız etkilenecekse ya da müddetnamede hata olduğunu düşünüyorsanız hukuki destek almanız yararlı olur.
Kaynaklar
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 105/A, 106-108, geçici m. 6, 10, 11
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7, 49-53, 62, 63, 158, 168
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 102, 231, 273, 286, 291
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 48, 98
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 9, 10, 12, 13/A
- 7589 sayılı Kanun (RG 31/7/2026) m. 15