Tüketici mahkemesindeki davalar basit yargılama usulüne göre görülür: davalının cevap süresi iki haftadır, mahkeme tahkikatı ön inceleme duruşması dışında kural olarak iki duruşmada tamamlar ve duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz (6502 sayılı Kanun m. 73/4; HMK m. 317 ve 320). Hakem heyetinin görevine girmeyen uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır ve bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir (6502 sayılı Kanun m. 73/A; 6325 sayılı Kanun m. 18/A/9).
Bu yazı, tüketici mahkemesine hangi uyuşmazlıkların gittiğini, arabuluculuğun ne zaman zorunlu olduğunu ve nasıl işlediğini, toplantıya katılmamanın sonuçlarını, arabuluculuk ücretini, davanın nasıl açılacağını, ne kadar süreceğini, adli tatilin etkisini ve karara karşı başvuru yollarını anlatır.
Bu yazıda
- Tüketici mahkemesi hangi davalara bakar?
- Önce hakem heyeti mi, arabulucu mu?
- Arabuluculuk süreci adım adım
- Toplantıya katılmamanın sonuçları
- Arabuluculuk ücretini kim öder?
- Anlaşma olursa ne olur?
- Arabuluculuktan sonra dava nasıl açılır?
- Tüketici mahkemesi ne kadar sürer?
- Adli tatil tüketici davalarını etkiler mi?
- Karar, istinaf ve kesinlik
- Sık yapılan hatalar
- Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
- Kaynaklar
Tüketici mahkemesi hangi davalara bakar?
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir (6502 sayılı Kanun m. 73/1). Ayıplı mal ve hizmet, internetten alışveriş, kredi ve kart sözleşmeleri, abonelik, paket tur, konut satışı gibi uyuşmazlıklar bu kapsamdadır. Bir işlemin başka bir kanunda düzenlenmiş olması, onun tüketici işlemi sayılmasını ve tüketici mahkemesinin görevini engellemez (m. 83/2).
Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi bakar; Ticaret Bakanlığı da sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda arabuluculuktan sonra tüketici mahkemesine, bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesine başvurulacağını belirtir. Tüketici davası, tüketicinin yerleşim yerindeki mahkemede de açılabilir (m. 73/5). Sözleşmede başka bir şehrin mahkemesinin yetkili kılınması ve yetki itirazı konuları tüketici davasında yetkili mahkeme yazımızda anlatılır.
Önce hakem heyeti mi, arabulucu mu?
Uyuşmazlığın değeri o yıl için ilan edilen parasal sınırın altındaysa tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; sınır ve üzerindeki uyuşmazlıklar hakem heyetine götürülemez ve önce arabulucuya, sonra mahkemeye gidilir (m. 68/1, 73/A). Parasal sınır her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır (m. 68/4); güncel tutarı Ticaret Bakanlığı Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğle ve tüketici hakem heyetleri sayfasında duyurur.
Kanun arabuluculuğu tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklar için genel bir dava şartı olarak koyar ve şu hâlleri dışarıda bırakır (m. 73/A/1):
- Tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar,
- Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar,
- Tüketici örgütlerinin ve kamu kurumlarının genel olarak tüketicileri ilgilendiren tedbir ve tespit davaları,
- Seri ayıplı malın tespiti, satışının durdurulması ve toplatılması davaları,
- Tüketici işlemi niteliğindeki taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (örneğin tapu iptali ve tescil).
Hakem heyeti kararına itiraz edecekseniz arabulucuya gitmeden, tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine başvurursunuz (m. 70/3). Hakem heyeti süreci için hakem heyeti ve mahkeme yazımıza ve tüketici hakem heyeti makalemize bakabilirsiniz.
Arabuluculuk süreci adım adım
Dava şartı arabuluculuk, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna, büro yoksa görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurularak başlar (6325 sayılı Kanun m. 18/A/4). Tüketici davası yerleşim yerinizde de açılabildiği için, kendi yerleşim yerinizdeki adliyenin arabuluculuk bürosuna da başvurabilirsiniz.
- Başvuru: Kendi iletişim bilgilerinizi ve biliyorsanız satıcının unvanı, adresi, telefonu gibi bilgilerini büroya verirsiniz. Büro, resmî kayıtlardaki iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir (m. 18/A/6).
- Arabulucunun belirlenmesi: Arabulucu, adalet komisyonunun listesinden büro tarafından belirlenir; taraflar listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırsa o arabulucu görevlendirilir (m. 18/A/5).
- Davet: Arabulucu tarafları her türlü iletişim aracıyla bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder; avukatı olsa bile asıl tarafı da bilgilendirir (m. 18/A/7).
- Yetki itirazı: Karşı taraf en geç ilk toplantıda büronun yetkisine itiraz edebilir; sulh hukuk mahkemesi itirazı en geç bir hafta içinde dosya üzerinden kesin olarak karara bağlar (m. 18/A/8).
- Süre: Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süre en fazla bir hafta uzatılabilir (m. 18/A/9).
- Son tutanak: Taraflara ulaşılamazsa, taraflar katılmazsa, anlaşma veya anlaşmama hâlinde arabulucu süreci sona erdirir ve son tutanağı düzenler (m. 18/A/10).
Arabuluculuk bürosuna başvurduğunuz tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (m. 18/A/15). Talebinizi yazarken neyi istediğinizi (iade, değişim, bedel indirimi, tazminat) ve dayanağınızı belirtin; arabulucu karşı tarafa bu talebi iletecektir.
Toplantıya katılmamanın sonuçları
Geçerli mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (6325 sayılı Kanun m. 18/A/11). Bu kural 7531 sayılı Kanunla 14 Kasım 2024'te değişti; önceden katılmayan taraf yargılama giderinin tamamından sorumluydu.
Tüketiciler için önemli bir ayrıntı vardır: bu yaptırım tüketici aleyhine uygulanmaz (6502 sayılı Kanun m. 73/A/2). Satıcı veya banka ilk toplantıya gelmezse yaptırım onlar için işler; siz katılamazsanız bu nedenle yargılama giderine katlanmazsınız. Yine de toplantıya katılmak, uyuşmazlığı dava açmadan çözmek için en hızlı yoldur. Davet geldiğinde arabulucuyla iletişime geçin ve toplantının zamanını ve yöntemini birlikte belirleyin.
Arabuluculuk ücretini kim öder?
Taraflara ulaşılamaması, toplantı yapılamaması, anlaşma veya anlaşmama hâllerinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; ancak bu tutar Tarifenin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücreti geçemez (6502 sayılı Kanun m. 73/A/3).
- Dava sizin lehinize biterse: Bakanlıkça ödenen arabuluculuk ücreti davalıdan tahsil edilerek bütçeye gelir kaydedilir (m. 73/A/4).
- Anlaşma olursa: Ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır (6325 sayılı Kanun m. 18/A/12); tüketicinin payı yukarıdaki sınır içinde bütçeden karşılanır. Görüşmeler uzar ve anlaşmayla biterse ücretin nasıl paylaşıldığını anlaşma belgesinde kontrol edin.
- Tarife: Ücret tutarları her yıl Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığınca hazırlanan ve Arabuluculuk Kurulunca onaylanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinde belirlenir (6325 sayılı Kanun m. 30 ve 32).
Anlaşma olursa ne olur?
Arabuluculuk sonunda anlaşırsanız anlaşma belgesi düzenlenir ve üzerinde anlaşılan konular hakkında artık dava açılamaz (6325 sayılı Kanun m. 18/1 ve 18/5). Satıcı anlaşmaya uymazsa belgeyi icraya koyabilirsiniz. Bunun için arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi istenir; şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır (m. 18/2). Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ise şerh aranmaksızın ilam niteliğindedir (m. 18/4).
Anlaşma belgesine ödeme tarihini, iade edilecek ürünün teslim şeklini ve gecikme hâlinde ne olacağını açıkça yazdırın. Belirsiz bir anlaşma, icra aşamasında sorun çıkarır.
Arabuluculuktan sonra dava nasıl açılır?
Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın aslını veya arabulucunun onayladığı örneğini dava dilekçesine ekleyerek tüketici mahkemesinde dava açarsınız (6325 sayılı Kanun m. 18/A/2). Tutanak eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; sunulmazsa dava usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan açılan dava ise doğrudan dava şartı yokluğundan reddedilir.
- Dilekçe: Dava dilekçesine taleplerinizi ve bütün delillerinizi, hangi vakıanın delili olduğunu belirterek yazın; elinizdeki belgeleri ekleyin (HMK m. 318).
- Harç ve gider avansı: Tüketicilerin tüketici mahkemelerinde açtığı davalar harçtan muaftır (6502 sayılı Kanun m. 73/2). Tebligat ve bilirkişi gibi giderler için Adalet Bakanlığının her yıl çıkardığı tarifedeki gider avansını yatırmanız gerekir; avans yetmezse mahkeme tamamlamanız için iki haftalık kesin süre verir (HMK m. 120).
- Talep miktarı: 31 Temmuz 2026'dan bu yana belirsiz alacak davası açılamıyor. Tutarı baştan bilemiyorsanız alacağın bir kısmıyla dava açıp talebinizi aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırabilirsiniz (HMK m. 109/4).
- Avukat: Dava açmak için avukat zorunlu değildir; dilekçeyi kendiniz verebilir, e-Devlet ve UYAP üzerinden takip edebilirsiniz.
Kanunda arabuluculuktan sonra tüketici davası için ayrı bir dava açma süresi yoktur. Ancak arabuluculuk boyunca duran zamanaşımı, son tutanaktan sonra kaldığı yerden işlemeye devam eder; ayıplı malda bu süre teslimden itibaren iki yıldır (6502 sayılı Kanun m. 12). Bu nedenle davayı geciktirmeyin. Ayıplı mal davasının hazırlığı için ayıplı mal nasıl iade edilir rehberimize bakabilirsiniz.
Tüketici mahkemesi ne kadar sürer?
Kanun, tüketici davalarını hızlı görülsün diye basit yargılama usulüne bağlar ve süreleri kısa tutar (6502 sayılı Kanun m. 73/4; HMK m. 316-322). Somut süre bilirkişi incelemesine, tebligatların ne kadar sürdüğüne ve mahkemenin iş yüküne göre değişir; kanundaki çerçeve şöyledir:
- Cevap: Davalının cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; zorunlu hâllerde mahkeme bir defaya mahsus en fazla iki haftalık ek süre verebilir (HMK m. 317/2). Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilmez (m. 317/3).
- Dosya üzerinden karar: Mahkeme mümkünse tarafları duruşmaya çağırmadan dosya üzerinden karar verir (m. 320/1).
- Duruşmalar: Ön inceleme duruşmasında hâkim tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder; tahkikat bu duruşma dışında iki duruşmada tamamlanır ve duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini yazarak daha ileri bir gün ve daha fazla duruşma belirleyebilir (m. 320/2-3).
- Karar: Karar tahkikatın sonunda tefhim edilir; yalnızca hüküm özeti okunduysa gerekçeli karar en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkarılır (m. 321/2).
7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026'dan itibaren yazılı yargılama usulünde de duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan uzun olamayacağı kuralı getirildi (HMK m. 147/3). Basit yargılamaya tabi tüketici davalarında ise daha kısa olan bir aylık özel kural uygulanır. Uygulamada davanın süresini en çok bilirkişi incelemesi belirler; ürünün incelemeye hazır tutulması ve belgelerin baştan sunulması süreci kısaltır.
Adli tatil tüketici davalarını etkiler mi?
Adli tatil her yıl yirmi temmuzda başlar ve otuz bir ağustosta sona erer; tüketici davaları adli tatilde görülecek işler arasında sayılmadığından adli tatile tabidir (HMK m. 102 ve 103). Bu dönemde dava açabilir, dilekçe verebilirsiniz ve tebligatlar yapılır (m. 103/3); ancak duruşmalar kural olarak yapılmaz.
Adli tatile tabi işlerde kanuni bir sürenin son günü tatile rastlarsa süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır (m. 104). Taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme davanın ivedi görülmesine karar verirse dava tatilde de görülebilir (m. 103/1-h). Delil tespiti ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma talepleri ise tatilde de incelenir (m. 103/1-a).
Karar, istinaf ve kesinlik
Tüketici mahkemesinin kararına karşı istinaf süresi, kararın taraflara usulen tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 345). Miktar veya değeri kanundaki sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir (m. 341/2); bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz için de ayrı bir parasal sınır vardır (m. 362). Bu sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki tutar esas alınır (HMK ek m. 1). Güncel sınırları kararınızdaki kanun yolu bilgisinden ve resmî duyurulardan kontrol edin.
Hakem heyeti kararına itiraz üzerine tüketici mahkemesinin verdiği karar ise kesindir; istinaf veya temyiz edilemez (6502 sayılı Kanun m. 70/5). Mahkemedeki yargılama giderleri ve vekâlet ücreti için hakem heyeti kararı ve yargılama gideri yazımıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- Parasal sınırın altındaki uyuşmazlık için arabulucuya gitmek; bu uyuşmazlıklar hakem heyetinin görevindedir.
- Hakem heyeti kararına itiraz için arabuluculuk beklemek ve iki haftalık itiraz süresini kaçırmak.
- Son tutanağı dava dilekçesine eklememek.
- Arabuluculuk davetini önemsememek; anlaşma imkânını kaçırmak.
- Gider avansını yatırmamak veya tamamlamamak.
- Adli tatilde sürelerin tümüyle durduğunu sanmak; tebligatlar devam eder ve süre yalnızca belirli koşulla uzar.
Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
Uyuşmazlığın değeri yüksekse, teknik bilirkişi incelemesi gerekiyorsa, karşı taraf yetki veya zamanaşımı itirazında bulunuyorsa ya da konut, araç veya kredi gibi birden fazla kanunu ilgilendiren bir dosya varsa bir avukattan destek almak yararlı olabilir. Arabuluculuğa ve tüketici mahkemesine avukatsız başvurmak mümkündür.
Kaynaklar
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 12, 68, 70, 73, 73/A, 83
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18, 18/A, 30, 32
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 102-104, 109, 120, 147, 316-322, 341, 345, 362, ek m. 1
- 7531 sayılı Kanun (Resmî Gazete, 14.11.2024)
- 7589 sayılı Kanun (Resmî Gazete, 31.7.2026)
- Ticaret Bakanlığı, Tüketici Hakem Heyetlerine İlişkin Bilgilendirme Metni