Ayıplı çıkan bir ürünü iade etmek için satıcıya, ürünü geri vermeye hazır olduğunuzu belirterek sözleşmeden döndüğünüzü yazılı olarak bildirirsiniz; satıcı bu tercihinizi yerine getirmek ve ödediğiniz bedelin tamamını derhâl iade etmek zorundadır (6502 sayılı Kanun m. 11/1-a ve 11/5). Teslimden sonraki altı ay içinde ortaya çıkan ayıbın teslim anında var olduğu kabul edilir (m. 10). Haklarınız, ayıp sonradan ortaya çıksa bile teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir (m. 12).
Bu yazı, bir ürünün hukuken ne zaman ayıplı sayıldığını, iade, değişim, indirim ve ücretsiz onarım arasında nasıl seçim yapacağınızı, satıcıya bildirimin nasıl ve ne zaman yapılacağını, ihtarnamede neler yazmanız gerektiğini, ayıbın nasıl tespit edildiğini, zamanaşımını ve başvuru yollarını anlatır.
Bu yazıda
- Ürününüz hukuken ayıplı mı?
- Dört seçimlik hak: iade mi, değişim mi?
- Satıcı talebinizi ne kadar sürede yerine getirmeli?
- Seçtiğiniz hakkı değiştirebilir misiniz?
- Ayıbı satıcıya bildirmenin süresi ve yolu
- İhtarnamede neler yazılmalı?
- Ayıp nasıl tespit edilir, kim ispatlar?
- Zamanaşımı: ne zamana kadar başvurabilirsiniz?
- Hakem heyeti mi, tüketici mahkemesi mi?
- Ayıplı mal satmanın bir cezası var mı?
- Örneklerle değerlendirme
- Sık yapılan hatalar
- Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
- Kaynaklar
Ürününüz hukuken ayıplı mı?
Ürün, size teslim edildiği anda kararlaştırılan özelliklere ya da objektif olarak taşıması gereken niteliklere uymuyorsa ayıplıdır (6502 sayılı Kanun m. 8/1). Kanun ayıbı geniş tanımlar. Aşağıdaki durumların her biri ayıp sayılır (m. 8/2):
- Ambalajında, etiketinde, kullanma kılavuzunda, internet sayfasında ya da reklamında yazan bir özelliği taşımayan ürün,
- Satıcının söylediği veya teknik düzenlemesinde belirlenen niteliğe aykırı ürün,
- Benzerlerinin karşıladığı kullanım amacını karşılamayan ürün,
- Makul olarak beklediğiniz faydayı azaltan ya da ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksikliği olan ürün.
Malın kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi ve satıcının ya da onun sorumluluğundaki kişilerin yaptığı hatalı montaj da sözleşmeye aykırı ifadır. Montajı sizin yapmanız öngörülmüşse, talimattaki yanlışlık veya eksiklik yüzünden hatalı kurulum da aynı sonucu doğurur (m. 8/3).
Ayıp ile fikir değiştirmek ayrı şeylerdir. Mağazadan aldığınız sağlam bir ürünü beğenmediğiniz için geri vermek isterseniz kanun size genel bir iade hakkı tanımaz; bu durumda satıcının kendi iade taahhüdüne bakılır. İnternetten alışverişte ise ayıp olmasa da cayma hakkınız vardır; bunun ayrıntısını cayma hakkı rehberimizde bulabilirsiniz.
Satın alırken ayıbı biliyorsanız ya da bilmeniz bekleniyorsa o ayıp için hak ileri süremezsiniz; ama sizden saklanan başka ayıplar için haklarınız devam eder (m. 10/2). Ayıplı olarak satılan ürünün üzerine ayıbı açıklayan bir etiket konulması ve bu bilginin fatura ya da fişte açıkça gösterilmesi zorunludur (m. 10/3). Fişte yalnızca "indirimli ürün" yazması, ayıbın size bildirildiği anlamına gelmez.
Dört seçimlik hak: iade mi, değişim mi?
Ayıp ortaya çıkınca dört haktan birini siz seçersiniz ve satıcı seçtiğiniz talebi yerine getirmek zorundadır (m. 11/1).
- Sözleşmeden dönme (iade): Ürünü geri vermeye hazır olduğunuzu bildirir, ödediğiniz bedelin tamamını geri istersiniz.
- Bedel indirimi: Ürünü elinizde tutar, ayıp oranında indirim istersiniz.
- Ücretsiz onarım: Aşırı masraf gerektirmiyorsa bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere tamir istenir.
- Ayıpsız misliyle değiştirme: İmkân varsa ürünün ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini istersiniz.
Ücretsiz onarım ve değişim taleplerini satıcının yanında üreticiye veya ithalatçıya da yöneltebilirsiniz; üçü bu iki hakkın yerine getirilmesinden müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, ayıbın ürün piyasaya çıktıktan sonra doğduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur (m. 11/2). İade ve indirim talebinin muhatabı ise satıcıdır.
Onarım veya değişim satıcı için orantısız bir güçlük yaratacaksa iade ya da indirim haklarından birini kullanırsınız. Orantısızlık değerlendirilirken ürünün ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer hakların sizin için sorun yaratıp yaratmayacağı dikkate alınır (m. 11/3). Seçimlik haklardan biriyle birlikte, Türk Borçlar Kanunu'na göre uğradığınız zararın tazminini de isteyebilirsiniz (m. 11/6).
Hangi hakkı seçeceğinize ayıbın niteliğine göre karar verin. Ürüne güveninizi sarsan, tekrar edebilecek bir arızada iade veya değişim; küçük ve giderilebilir bir kusurda onarım ya da indirim daha uygun olabilir. Seçimlik hakların ayrıntılı karşılaştırması için ayıplı mal ve seçimlik haklar yazımıza bakabilirsiniz.
Satıcı talebinizi ne kadar sürede yerine getirmeli?
Ücretsiz onarım veya değişim talebi, satıcıya, üreticiye ya da ithalatçıya yöneltildiği tarihten itibaren azami otuz iş günü içinde, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda altmış iş günü içinde yerine getirilmelidir (m. 11/4). Satış sonrası hizmet yönetmeliğinin ekindeki listede yer alan beyaz eşya, telefon ve benzeri mallarda ücretsiz onarım, yönetmelikte o mal için belirlenen azami tamir süresi içinde yapılır. Bu süre garanti belgenizde de yazılı olmak zorundadır; ayrıntısı garanti ve servis rehberimizde anlatılır.
İade veya indirimi seçtiyseniz bekleme süresi yoktur: ödediğiniz bedelin tamamı ya da indirim tutarı derhâl iade edilir (m. 11/5). Seçtiğiniz hakkın kullanılmasından doğan kargo, nakliye, söküm ve benzeri bütün masraflar, hakkı yerine getiren tarafa aittir (m. 11/6).
Seçtiğiniz hakkı değiştirebilir misiniz?
Onarım veya değişim talebiniz kanundaki süre içinde yerine getirilmezse diğer seçimlik haklarınızı kullanmakta serbestsiniz (m. 11/4). Onarım hakkını kullandıktan sonra ürün garanti süresi içinde tekrar arızalanırsa, tamir için gereken azami süre aşılırsa ya da tamirin mümkün olmadığı anlaşılırsa da iade, indirim veya değişim isteyebilirsiniz; satıcı bu talebi reddedemez (m. 56/3).
Bu durumlar dışında seçiminizi baştan dikkatle yapın. Yargıtay uygulamasında seçimlik hakkın kullanılmakla tükendiği, talebi süresinde ve eksiksiz yerine getirilen tüketicinin aynı ayıp için sonradan başka bir hakka geçemeyeceği kabul edilmektedir. Onarılan ürünü teslim alırken sorun devam ediyorsa bunu servis fişine veya teslim belgesine yazdırın.
Ayıbı satıcıya bildirmenin süresi ve yolu
6502 sayılı Kanun tüketiciye ayıp için ayrı bir bildirim süresi öngörmez; ancak kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulandığından ayıbı fark eder etmez bildirmeniz gerekir (m. 83/1; TBK m. 223). Türk Borçlar Kanunu alıcının ürünü imkân bulur bulmaz gözden geçirmesini ve gördüğü ayıbı uygun bir süre içinde bildirmesini ister; olağan bir incelemeyle görülemeyecek gizli ayıp sonradan anlaşılırsa hemen bildirilmelidir (TBK m. 223).
Tüketici açısından önemli bir güvence vardır: ağır kusurlu satıcı ile satıcılığı meslek edinmiş kişi, bilmesi gereken ayıplar bakımından bildirimin geç yapıldığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz (TBK m. 225). Yine de bu savunmayla uğraşmamak için ayıbı gördüğünüz gün kayıt altına alın.
Bildirim için kanun belirli bir şekil aramaz; önemli olan, bildirimi ve tarihini ispat edebilmenizdir. Uygun yollar şunlardır:
- Noter aracılığıyla ihtarname,
- Kayıtlı elektronik posta (KEP) ya da satıcının bildirdiği e-posta adresine yazılı başvuru,
- Alışveriş platformundaki talep ve şikâyet sistemi üzerinden kayıtlı başvuru,
- Yetkili servise teslim ve servis fişi (arıza kaydı da bir bildirimdir).
Telefonla yapılan görüşmeler ispatta zayıf kalır. Telefonla aradıysanız aynı gün kısa bir e-postayla görüşmenin özetini ve hangi hakkı seçtiğinizi satıcıya yazın.
İhtarnamede neler yazılmalı?
İhtarname zorunlu değildir, ama talebinizi ve tarihini tartışmasız kılar. Hazır bir örneği kopyalamak yerine kendi olayınıza göre şu unsurları yazın:
- Kimlik ve iletişim bilgileriniz ile satıcının unvanı ve adresi,
- Ürünün cinsi, markası, modeli, seri numarası, satın alma ve teslim tarihi, fatura veya sipariş numarası,
- Ayıbın ne olduğu ve ne zaman fark edildiği; varsa servis kayıtları,
- Seçtiğiniz hak, açık ve tek bir ifadeyle: "Sözleşmeden dönüyorum, ürünü geri vermeye hazırım; ödediğim bedelin tamamının iadesini istiyorum." gibi,
- İade edilecek tutarın gönderileceği hesap ya da ödeme aracı,
- Talep karşılanmazsa tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvuracağınız.
İhtarnameye fatura, fotoğraf ve servis belgelerinin örneğini ekleyebilirsiniz. Asıllarını kendinizde saklayın.
Ayıp nasıl tespit edilir, kim ispatlar?
Teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslimde var olduğu kabul edilir ve ürünün ayıplı olmadığını satıcı ispatlar (m. 10/1). Bu karine, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmaz; örneğin kısa ömürlü bir sarf malzemesinde ya da açıkça darbe kaynaklı bir hasarda. Altı ayı geçtikten sonra ayıbın üretimden veya satıştan önceki bir sebepten kaynaklandığını sizin göstermeniz gerekir.
Ayıbı göstermenin başlıca yolları şunlardır:
- Servis raporu ve arıza kayıtları: Aynı arıza için yapılan her başvurunun kaydı önemlidir.
- Fotoğraf ve video: Ürünün ilk açıldığı andan itibaren çekilen görüntüler.
- Bilirkişi incelemesi: Hakem heyeti ya da mahkeme, teknik bir konuda bilirkişi görevlendirebilir.
- Delil tespiti: Ürünün durumu değişecekse veya kaybolma ihtimali varsa, dava açmadan önce mahkemeden keşif ve bilirkişi incelemesi isteyebilirsiniz (HMK m. 400). Dava açılmamışsa talep, esas davaya bakacak mahkemeye veya ürünün bulunduğu yer sulh mahkemesine yapılır (HMK m. 401).
İnceleme bitmeden ürünü başka bir yerde tamir ettirmeyin, parçasını değiştirmeyin ve atmayın. Ayıbın ilk hâli kaybolursa ispat güçleşir.
Zamanaşımı: ne zamana kadar başvurabilirsiniz?
Kanunda veya sözleşmede daha uzun bir süre yoksa ayıplı maldan sorumluluk, ayıp sonradan ortaya çıksa bile teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda bu süre beş yıldır (m. 12/1).
- İkinci el ürün: Satıcının sorumluluğu bir yıldan, ikinci el konut veya tatil amaçlı taşınmazda üç yıldan az olamaz (m. 12/2).
- Hile veya ağır kusur: Ayıp ağır kusur ya da hileyle gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz (m. 12/3).
- Tüketici olmayan alıcı: Ürünü ticari amaçla aldıysanız veya satıcı tacir değilse Türk Borçlar Kanunu uygulanır; satılanın ayıbından doğan davalar da devirden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar (TBK m. 231).
Zamanaşımı garanti süresinden ayrıdır. Garanti belgesindeki süre bitmiş olabilir, ancak teslimden itibaren işleyen zamanaşımı dolmamışsa satıcıya karşı ayıp haklarınızı kullanabilirsiniz. Tüketici mahkemesinde arabuluculuk zorunlu olan uyuşmazlıklarda, arabuluculuk bürosuna başvurduğunuz tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur (6325 sayılı Kanun m. 18/A/15).
Araçta ayıp, galeri ve bayi sorumluluğu ile misli ile değişim kararlarını ayıplı araç davası makalemiz ayrıntılı olarak anlatır.
Hakem heyeti mi, tüketici mahkemesi mi?
Satıcı talebinizi karşılamazsa uyuşmazlığın değeri yıllık parasal sınırın altındaysa tüketici hakem heyetine başvurmanız zorunludur; sınır ve üzerindeki uyuşmazlıklarda önce arabulucuya, sonra tüketici mahkemesine gidilir (6502 sayılı Kanun m. 68, 73/A). Parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır; geçerli tutarı Ticaret Bakanlığı tebliğiyle ve Bakanlığın tüketici hakem heyetleri sayfasında yayımlar (m. 68/4).
- Başvuruyu yerleşim yerinizdeki veya alışverişi yaptığınız yerdeki hakem heyetine, e-Devlet üzerinden ya da dilekçeyle yapabilirsiniz (m. 68/3).
- Hakem heyeti kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir; itiraz kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz (m. 70/3).
- Tüketicilerin tüketici mahkemesinde açtığı davalar harçtan muaftır ve dava yerleşim yerinizdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (m. 73/2 ve 73/5).
- Bedel indirimi gibi tutarı baştan bilinemeyen taleplerde 31 Temmuz 2026'dan itibaren belirsiz alacak davası açılamıyor. Bunun yerine alacağın bir kısmıyla dava açıp talebi, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırabilirsiniz; artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4). Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükme göre görülmeye devam eder.
Başvuru adımları, arabuluculuğun işleyişi ve davanın süresi için tüketici mahkemesi ve arabuluculuk rehberimize, hakem heyeti kararından sonrası için hakem heyeti kararı yazımıza bakabilirsiniz.
Ayıplı mal satmanın bir cezası var mı?
Ayıplı mal satmak tek başına bir suç değildir; satıcının asıl sorumluluğu hukukidir ve seçtiğiniz hakkı yerine getirmesidir. Bununla birlikte Kanun, bazı yükümlülüklere aykırılık için idari para cezası öngörür: örneğin malın süresinde teslim edilmemesi veya monte edilmemesi, garanti belgesi ve Türkçe kılavuz yükümlülükleri ile satış sonrası hizmet kuralları (m. 77). Bu cezaları Ticaret Bakanlığı uygular; tüketicinin parasını geri almasının yolu ise hakem heyeti ya da mahkemedir.
Maktu idari para cezası tutarları her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 17/7). Güncel tutarlar, mevzuat.gov.tr'deki 6502 sayılı Kanun metninin sonunda yer alan tabloda görülebilir. Satıcı ayıbı bilerek gizlemiş ve sizi hileyle aldatmışsa ceza hukuku ayrıca gündeme gelebilir.
Örneklerle değerlendirme
- Beşinci ayda su kaçıran bulaşık makinesi: Ayıp teslimden sonraki altı ay içinde ortaya çıktığı için teslimde var olduğu kabul edilir. Satıcı, ayıbın kullanım hatasından doğduğunu kendisi ispatlamak zorundadır. Değişimi seçerseniz talebiniz kanundaki süre içinde karşılanmalıdır.
- Onuncu ayda ekranı kararan telefon: Altı ay geçtiği için ayıbın baştan var olduğunu servis raporu ve kayıtlarla göstermeniz gerekir. Onarım sonrası aynı arıza garanti süresi içinde tekrar ederse iade veya değişim isteyebilirsiniz.
- İlanında "kazasız" yazan ikinci el ürün: Satıcının bildirdiği nitelik bulunmuyorsa ürün ayıplıdır. Satıcı tacirse tüketici hükümleri uygulanır ve sorumluluk süresi bir yıldan kısa olamaz; satıcı ayıbı hileyle gizlediyse zamanaşımı işlemez.
Sık yapılan hatalar
- Ayıbı yalnızca telefonla bildirip yazılı kayıt oluşturmamak.
- Talepte hangi hakkın seçildiğini yazmamak; "gereğinin yapılmasını" istemekle yetinmek.
- Ürünü inceleme bitmeden yetkisiz bir yerde tamir ettirmek veya atmak.
- Garanti bitince ayıp haklarının da bittiğini sanmak.
- Kutuyu ve faturayı atmak; kutu şart olmasa da fatura ve sipariş kaydı ispat için gereklidir.
- Parasal sınırı kontrol etmeden doğrudan mahkemeye gitmek; sınırın altındaki uyuşmazlıkta hakem heyetine başvuru zorunludur.
Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
Ürünün değeri yüksekse, satıcı ayıbın kullanım hatasından kaynaklandığını iddia ediyorsa, araç veya konut gibi teknik inceleme gerektiren bir uyuşmazlık varsa ya da delil tespiti ve tazminat talebi gündemdeyse bir avukattan destek almak yararlı olabilir. Hakem heyetine ve tüketici mahkemesine avukatsız başvurmak mümkündür.
Kaynaklar
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 8, 10, 11, 12, 56, 68, 70, 73, 73/A, 77, 83
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 223, 225, 231
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 109, 400, 401
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/A
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, m. 17
- 7589 sayılı Kanun (Resmî Gazete, 31.7.2026)
- Ticaret Bakanlığı, Ayıplı Mal ve Hizmetler Hakkında Bilgilendirme