Kanunda velayetin belirli bir yaşa kadar anneye verileceğine dair bir kural yoktur; hâkim velayeti, ana ve babayı dinleyerek ve çocuğun yararını esas alarak eşlerden birine verir (TMK m. 182 ve 336). Velayet çocuk on sekiz yaşını doldurunca veya evlenince sona erer (TMK m. 11 ve 335); çocuğun görüşü de kanunda bir yaş sınırı olmaksızın olgunluğu ölçüsünde dikkate alınır (TMK m. 339).
Bu yazı velayetin ne zaman sona erdiğini, küçük çocuklarda annenin durumunu ve babaya velayet verilen hâlleri, hâkimin hangi ölçütlere baktığını, çocuğun kaç yaşında dinlendiğini, ortak velayeti, dava sürerken verilen geçici velayeti, velayet sahibinin ve diğer ebeveynin haklarını, velayet değişikliği davasını ve bu davanın ne kadar sürdüğünü anlatır.
Bu yazıda
- Velayet kaç yaşına kadar sürer?
- Küçük çocuğun velayeti anneye mi verilir, babaya ne zaman verilir?
- Hâkim velayete hangi ölçütlerle karar verir?
- Velayet davasında çocuğa kaç yaşında sorulur?
- Ortak velayet mümkün mü?
- Geçici velayet: dava sürerken çocuk kimde kalır?
- Velayet sahibinin ve diğer ebeveynin hakları
- Velayet değişikliği davası
- Velayet davası ne kadar sürer?
- Sık yapılan hatalar
- Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
- Kaynaklar
Velayet kaç yaşına kadar sürer?
Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır; erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar ve evlenme de kişiyi ergin kılar (TMK m. 11 ve 335).
Bu nedenle “velayet kaç yaşında biter” sorusunun cevabı on sekiz yaştır. On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m. 12); bu durumda da velayet sona erer. Kısıtlanan ergin çocuklar ise hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe ana ve babanın velayeti altında kalır (TMK m. 335).
Velayetin sona ermesi ile nafakanın sona ermesi aynı şey değildir. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar ona bakmakla yükümlüdür (TMK m. 328). Ayrıntılar için nafaka kaç yıl ödenir yazımıza bakabilirsiniz.
Küçük çocuğun velayeti anneye mi verilir, babaya ne zaman verilir?
Kanun velayeti cinsiyete veya yaşa göre değil, çocuğun yararına göre dağıtır; aile eşler arasında eşitliğe dayanır ve her çocuk, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma hakkına sahiptir (Anayasa m. 41).
Evlilik sürerken ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir; boşanmada velayet çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir (TMK m. 336). Uygulamada, özellikle bakıma ve şefkate en çok ihtiyaç duyduğu küçük yaşlarda çocuğun anne yanında kalmasının yararına olacağı yönündeki değerlendirme önemli bir etken olarak görülür. Ancak bu bir kanun kuralı değildir; annenin bakımında çocuğun yararını tehlikeye sokan somut bir durum varsa velayet babaya verilebilir.
Velayetin babaya verilmesinde belirleyici olan, çocuğun bakım, sağlık, eğitim ve güvenlik bakımından hangi ebeveynin yanında daha iyi gelişeceğidir. Örneğin çocuğun fiilen uzun süredir baba yanında düzenli biçimde büyüdüğü, okulunun ve çevresinin orada olduğu bir dosyada bu yerleşik düzen dikkate alınır. Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir; ana küçük, kısıtlı, ölmüş veya velayet ondan alınmışsa hâkim çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir (TMK m. 337).
Hâkim velayete hangi ölçütlerle karar verir?
Mahkeme, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler; kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK m. 182).
- Bakım ve günlük düzen: Çocuğa fiilen kim bakıyor, çalışma saatleri, barınma koşulları, okul ve çevre.
- Sağlık ve özel ihtiyaçlar: Çocuğun sürekli tedaviye veya özel eğitime ihtiyacı varsa bunu kim karşılayabiliyor.
- Güvenlik: Şiddet, bağımlılık, ihmal veya istismar iddiaları ve bunlara ilişkin kayıtlar.
- Diğer ebeveynle ilişkiyi destekleme: Ana ve babadan her biri, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK m. 324). Görüşmeyi engelleyen ebeveyn aleyhine değerlendirme yapılabilir.
- Uzman incelemesi: Aile mahkemelerinde görev yapan psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı, ana ve babanın evini ve çocuğu inceleyerek sosyal inceleme raporu hazırlayabilir (4787 sayılı Kanun). Rapor hâkimi bağlamaz, ancak kararda önemli bir yer tutar.
Eşlerin boşanma protokolünde velayet konusunda anlaşmaları da hâkimi tek başına bağlamaz; boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184). Velayetin temel kuralları ve kaldırılması için velayet kime verilir yazımıza bakabilirsiniz.
Velayet davasında çocuğa kaç yaşında sorulur?
Kanunda çocuğun dinlenmesi için bir yaş sınırı yoktur; ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanır ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutar (TMK m. 339).
Uygulamada mahkemeler, kendi görüşünü ifade edebilecek olgunluğa ulaşmış, yani idrak çağındaki çocuğu dinler. Dinleme çoğunlukla hâkimin odasında, uzman eşliğinde ve ebeveynler yokken yapılır; böylece çocuğun baskı altında kalmadan konuşması amaçlanır. Çocuğun hangi ebeveynle kalmak istediği önemli bir veridir, fakat tek başına belirleyici değildir. Hâkim, çocuğun isteğinin onun yararına uygun olup olmadığını da değerlendirir. Örneğin sınırsız serbestlik tanıyan ebeveyni seçen bir çocuğun isteği, okul ve sağlık düzenine ilişkin raporlarla birlikte tartılır.
Çocuğa duruşma öncesinde “ne söyleyeceği” konusunda telkinde bulunmak, uzmanlar tarafından genellikle fark edilir ve telkinde bulunan ebeveyn aleyhine sonuç doğurabilir.
Ortak velayet mümkün mü?
Medeni Kanun ortak velayeti açıkça düzenlemez; boşanma veya ayrılıkta hâkimin velayeti eşlerden birine verebileceğini söyler (TMK m. 336). Buna karşın Yargıtay uygulamasında, eşlerin birlikte istemesi ve çocuğun üstün yararına aykırı olmaması koşuluyla ortak velayete karar verilebileceği kabul edilmektedir.
- Şartlar: Ortak velayet uygulamada ancak iki ebeveynin anlaşmasıyla mümkün olur; çekişmeli bir davada bir ebeveynin isteğiyle ortak velayete karar verilmesi beklenmez. Hâkim, ebeveynlerin iletişim kurabildiğine ve çocuğun düzeninin bozulmayacağına kanaat getirmelidir.
- Çocuk kimde kalır: Ortak velayette de çocuğun hangi ebeveynin yanında yaşayacağı ve diğer ebeveynle görüşme düzeni protokolde ayrıca yazılmalıdır. Ortak velayet, çocuğun iki evde eşit süre kalması anlamına gelmez.
- Nafaka: Ortak velayet, bakım giderlerine katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Çocuğun giderleri ana ve baba tarafından karşılanır ve çocuğun yanında yaşamadığı ebeveyn, gücü oranında katkıda bulunur (TMK m. 327 ve 182).
- Kararların alınması: Okul, sağlık, din eğitimi ve yurt dışına çıkış gibi önemli konularda iki ebeveynin birlikte karar vermesi gerekir; anlaşamazlarsa hâkime başvurulur.
Ortak velayet talebini anlaşmalı boşanma protokolüne yazacaksanız, iletişim ve karar alma usulünü açık maddelerle düzenleyin. Protokol hazırlığı için anlaşmalı boşanma yazımıza bakabilirsiniz.
Geçici velayet: boşanma davası sürerken çocuk kimde kalır?
Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır; “geçici velayet” denen düzenleme budur (TMK m. 169).
- Dava açılınca: Çocuğun dava süresince kimin yanında kalacağına ve diğer ebeveynle nasıl görüşeceğine ara kararla karar verilir. Talebinizi dava veya cevap dilekçesinde gerekçesiyle yazın.
- Dava açılmadan: Eşler haklı bir sebeple ayrı yaşıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine ergin olmayan çocuklar için ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır (TMK m. 197). Ortak hayata son verilmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m. 336).
- Değiştirilmesi: Geçici düzenleme nihai karar değildir. Dava sürerken çocuğun yararını etkileyen yeni bir durum ortaya çıkarsa aynı mahkemeden değiştirilmesi istenebilir.
Geçici velayet kararı, nihai velayet kararını kendiliğinden belirlemez; ancak dava süresince oluşan düzen ve sosyal inceleme raporu, nihai kararda dikkate alınan unsurlar arasındadır. Dava sırasındaki diğer önlemler için boşanma davasında geçici önlemler yazımıza bakabilirsiniz.
Velayet sahibinin ve diğer ebeveynin hakları
Velayet sahibi çocuğun bakım ve eğitimine ilişkin kararları alır ve çocuğu temsil eder; velayeti olmayan ebeveynin ise çocukla uygun kişisel ilişki kurma hakkı vardır (TMK m. 323, 339 ve 342).
- Velayet sahibi: Çocuğun bakımı ve eğitimi konusunda onun menfaatini gözeterek kararları alır; çocuğun yasal temsilcisidir; dinî eğitimini belirler (TMK m. 339, 341 ve 342).
- Velayeti olmayan ebeveyn: Mahkemenin belirlediği düzende çocukla görüşür ve çocuğun giderlerine gücü oranında katılır (TMK m. 182 ve 323). Görüşme düzeni ve teslim sorunları için çocukla kişisel ilişki yazımıza bakabilirsiniz.
- Yurt dışına çıkış: Reşit olmayanların pasaport alabilmesi için kanuni temsilcilerinin muvafakatini içeren belge gerekir (Pasaport Kanunu m. 17). Velayet tek ebeveyndeyse kanuni temsilci odur; ancak çocuğun diğer ebeveynle görüşme hakkını ortadan kaldıracak biçimde yurt dışına götürülmesi, uluslararası çocuk kaçırma kurallarını gündeme getirebilir. Ayrıntılar için yabancı unsurlu boşanma ve çocuk kaçırma yazımıza bakabilirsiniz.
Velayet değişikliği davası nasıl açılır?
Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır; velayetin değiştirilmesi de bu yolla istenir (TMK m. 183).
- Değişiklik sebebini belirleyin. Velayet sahibinin çocuğun bakımını ihmal etmesi, çocuğun eğitim veya sağlığının tehlikeye girmesi, velayet sahibinin başka bir şehre ya da ülkeye taşınması veya kişisel ilişki düzenine uymaması tipik sebeplerdir.
- Kişisel ilişkiye uyulmaması: Velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu husus kararlarda taraflara ihtar edilir (TMK m. 182 ve 324).
- Yeniden evlenme: Velayete sahip ebeveynin yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir (TMK m. 349).
- Delilleri toplayın. Okul devamsızlık kayıtları, sağlık raporları, görüşme günlerine ilişkin tutanaklar, mesajlar ve tanıklar. Mahkeme genellikle yeniden sosyal inceleme raporu aldırır.
- Dilekçeyi aile mahkemesine verin. Velayete ilişkin dava ve işler basit yargılama usulüne tabidir (HMK m. 316).
Velayetin değiştirilmesi ile velayetin kaldırılması farklıdır. Kaldırma, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamadığında başvurulan son çaredir ve her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır (TMK m. 348). Sebep ortadan kalkarsa hâkim velayeti geri verir (TMK m. 351).
Velayet davası ne kadar sürer?
Velayet boşanma davası içinde isteniyorsa boşanma davasıyla birlikte sonuçlanır; ayrı açılan velayet değişikliği davası ise basit yargılama usulüne tabidir ve duruşmalar arasındaki süre kural olarak bir aydan uzun olamaz (HMK m. 316 ve 320).
Basit yargılamada mahkeme tahkikatı, ilk duruşma dışında kural olarak iki duruşmada tamamlar; bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçe göstererek daha uzun süre verebilir ve daha fazla duruşma yapabilir (HMK m. 320). Uygulamada süreyi en çok etkileyen işlem sosyal inceleme raporudur. Kararın ardından istinaf ve temyiz yollarına gidilebilir; aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m. 367). Raporla ilgili itirazlar, rapor tebliğ edildikten sonra mahkemeye bildirilmelidir.
Sık yapılan hatalar
- “Küçük çocuk her zaman annede kalır” diye düşünmek: Kanunda böyle bir yaş kuralı yoktur.
- Çocuğa duruşma öncesi telkinde bulunmak: Uzmanlar telkini fark eder ve bu sizin aleyhinize değerlendirilir.
- Görüşme gününde çocuğu teslim etmemek: Velayetin değiştirilmesi sebebi olabilir.
- Ortak velayeti çocuğun yarı yarıya kalması sanmak: Yaşam yeri ve görüşme düzeni ayrıca yazılmalıdır.
- Protokoldeki velayet maddesini kesin sanmak: Hâkim çocuğun yararına göre değerlendirir.
- Velayet değişikliğini yalnızca anlaşmazlığa dayandırmak: Çocuğun yararını etkileyen somut olaylar ve belgeler gerekir.
- Çocuğu diğer ebeveynin bilgisi olmadan yurt dışına götürmek: Ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
Ne zaman avukata ihtiyaç duyulur?
Velayet uyuşmazlıklarında dilekçede gösterilen olaylar, istenen sosyal inceleme ve çocuğun dinlenmesine ilişkin talepler sonucu doğrudan etkiler. Şiddet veya ihmal iddiası, başka şehre ya da ülkeye taşınma, görüşmenin sürekli engellenmesi veya ortak velayet talebi varsa, dava açmadan önce bir avukatla görüşmek çocuğun düzeninin gereksiz yere bozulmasını önleyebilir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 11, 12, 169, 182-184, 197, 323-328, 335-342, 348-351
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 41
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 281, 316, 320, 367
- 5682 sayılı Pasaport Kanunu, m. 17
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun